CANKURTARANA TESLİM OLMAK Şeyh Bahauddin Efendi’nin 29 Temmuz 2014 Sohbeti, MaşaAllah! Ya ResulAllah. Elhamdulillah Bayram'a ulaştık. Eid al fitr derler. Bayram'a ulaştık. Güzel günlere ulaştık. Yüce Allah'ın bize hediyesidir. Yüce Allah çok nazik ve Latif'tir. Ve o El Vedud'dur (Seven). Sizi çok mutlu edecek detayları düşünür O. Yüce Allah asla kaba olmamıştır. Kuluna en nazik ruh halinin gelmesini ister. Kulunun O'nun gibi olmasını ister: çok nazik, çok yumuşak, çok Latif. Birini görseniz güzel davranışlar içindeyse, bu adam "centilmen" dersiniz. Ama kaba birini görseniz "Ne kaba adam, hiç nazik değil" dersiniz. Ve ona bir sürü laf söylersiniz. Ama Yüce Allah bizim nazik olmamızı ister. Beyefendi ve Hanımefendi olmamızı. Cahil olmamızı istemez. Bir şeyden haberi olmayan ve herkesi cehenneme gönderen. (Hapşırır) Amcam derdi ki "doğru söylediğinin işaretidir bu". Elhamdulillah! Bugün Bayram günü, Bugün mutlu bir gün, bugün Yüce Allah'ın bize bahşettiği günlerden biri. Bu günleri O'ndan kabul ediyoruz biz. Normalde bizim bir seçeneğimiz yok! Yüce Allah "Bu olmak zorunda!" derse olmak zorundadır! Seçenek yok. Tek seçeneğiniz itaat etmek zorundasınız. Teslim olmak zorundasınız, Yüce Allah'ın iradesine. Ama bu teslimiyet sizi emniyetli olan tarafa götürecek. Derler ki; biri denizde boğuluyor olsa, onu kurtarmak isteseniz, çok basit bir kuralı vardır. "Hareket etme, kendini bana bırak, seni kurtaracağım." derler. Ama çırpınırsa, onu kurtarmaya geleni de dibe çeker. Kural budur. "Kendini rahat bırak, bana teslim ol, seni kurtarayım." Yüce Allah, O şöyle dediğinde Müslüman, İslam Teslim - bunlar hepsi teslimiyetle alakalıdır. Rabbinize teslim olmak, Yaradanınıza teslim olmak, çünkü Ona teslim olunca, bilirsiniz ki emniyetli tarafa, selamate doğru yol alıyorsunuz. O, size gerekli tüm bilgiyi veriyor. Nasıl teslim olacağınızı. Tesadüfen teslim olmak değil. Denizde boğulan adam gibi değil. O, kendini kurtaran birine teslim olur. O adam onu kurtarabilir mi kurtaramaz mı bilmez. Bu sebeple kendini kurtarmak için çırpınır. Ama bilirseniz ki bu adam, o sizi kurtarabilecek kişidir. Ona teslim olursunuz. Bilirsiniz ki güvende olacaksınız. Bu sebeple Yüce Allah, O Resulullah(sas)'i gönderdi. Hatmil Enbiya'yı şöyle demesi için, "Bana teslim olun, sizi güvenli tarafa ulaştıracak olan benim. Sizi Cennet'e götürecek olan benim. Ben sizi alıyorum... Cennet'ten bile öteye sizi götürecek olan benim." Bazı evliyalar der ki "Cennet hiçbir şey değildir. www.saltanat.org Page 1 Yüce Allah'ın O'na teslim olan ve seven kullarına vereceklerinin yanında hiç kalır. Hakiki teslimiyet. Cennet hiç kalır.!" Cennet hiçbir şey değildir. Hayal edebiliyor musunuz? Hayatımız boyunca cenneti hak etmek için çalışıyoruz. Belki Cennet'e gidemeyiz, belki de cennetteyiz. Yüce Allah O der ki "Bana hakkıyla teslim olsanız, Cennet hiç kalır!" Bu teslim olmak, teslim olmak ve teslim olmamak arasındaki farktır! Dereceleri vardır. Dereceyi bilmeliyiz. Yüce Allah der ki, "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (39:9) Yüce Allah hitap ediyor "Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?" Asla olmadılar. Asla olmadılar! Çok basit bir konuda bile, derler ki "bu adam biliyor." Mesela yemek yapmayı. Bu bilir, ama bu adam bilmez. Yemek yapmayı bilmez. Hangisine gidersiniz? "Hayır, hayır buna gidin. Bunun belki görünüşü çok iyi değil. Ama bunun görünüşü çok hoş. "Ah! Çok hoşsunuz ama bu daha iyi aşçı!" Siz bile anlarsınız. -Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(39:9) Bu, çok önemli bir ayettir. Büyük mana vardır içinde. Herşeyi açıklar. Yüce Allah, herşeyi iki cümleyle açıklamıştır. 3.'ye ihtiyaç duymaz. Ama Yüce Allah çok cömerttir. O herşeyi Kur'an'a koymuştur. Kur'an'da herşey mevcuttur. Hadislerde herşey mevcuttur. Evliyaların göğsünde herşey mevcuttur. Güvenli tarafta olmamız için gereken herşey. Yüce Allah'a teslim olmamız için gereken herşey. Normalde kul olarak Yüce Allah'tan çok uzaktayız. Çünkü Allah'la beraber olacak seviyede değiliz. Ama aynı zamanda Yüce Allah, O bize çok yakındır. Çünkü Yüce Allah bize yakın olmasa, biz var olamayız. Hayatta da kalamayız. Yani bu iki aşırı uç bir aradadır. Kendinizde görebilirsiniz. Bu nedenle Yüce Allah sizden bu kadar uzakta, aynı zamanda bu kadar yakındır size. Aslında Allah bize uzak değil, biz Allah'a uzağız. Yüce Allah'tan uzakta olan bizleriz. Yüce Allah içimizde, bizimle. Yoksa hayatta kalamaz, var olamazdık. Çünkü herşey Allah için, Allah'tandır. Bu yüksek ilimdir. Ş.Adnan'ın ilmi gibi maşaAllah. O ilim okyanusudur. Bugün Bayram, bu sebeple Yüce Allah cömert davranmıştır, bizim için olan ilmi ile. Bu ilmi aramıza koymak için. O'na olan bu sevgiyi koymak, O'nu daha çok sevmek için Yüce Allah'ı daha çok sevmeliyiz. Yüce Allah'ı nasıl sevmeliyiz? Yüce Allah Melaikeleri yarattı. O, Enbiya(Peygamberleri) yarattı. Evliyaları yarattı. Bunların hepsi Allah'a giden birer yoldur. Ne istiyoruz biz? Mürşidimizi sevmek istiyoruz. Mürşidinizi severseniz, teslim olma noktasını anlarsınız. Sizi Yüce Allah'a ait olan hakiki teslimiyet okyanuslarına götürür. Ve bu vesileyle diyoruz ki Ya Rabbi bizi Şeyh Efendi'den ayırma! Ya Rabbi bizi, onun yoluna koy. Elhamdulillah biz mutluyuz Ş. Muhammed'i bizi kurtarma vazifesine tayin ettin. Alemlerin Rabbi, Peygamber için teslim olma vazifesine tayin ettin biliyoruz, elimizde hala adresi var daha ileri gitmek için. Ve min Allahi Tevfik bi hürmeti l-Habib, bi hürmeti l-Fatiha. Video Link: http://saltanat.org/videopage.php?id=12061&name=2014-07-29_en_Surrender_SB.mp4 www.saltanat.org Page 2