SÖZLÜKLÜ MAARİF TAKVİMİ Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 23 Nisan 2014 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı ve ilk kez toplandı “Türk demokrasi tarihinin en önemli dönüm noktasını oluşturur. 23 Nisan 1920’de ileride ilân edilecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu organı halinde teşekkül etmiştir. Bu meclisin kurulmasının tarihî çerçevesi, I. Dünya Savaşı’nı sona erdiren Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından itibaren başlar. Meclis-i Meb‘ûsan’ın 21 Aralık 1918’de tatil edilmesi üzerine ülkeyi işgallerden kurtarmak amacıyla Müdâfaa-i Hukuk ve Red-i İlhak cemiyetlerini kuran ve kongreler düzenleyen halk güçleri, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının sağlayacağını belirterek hemen seçimlerin yapılmasını ve meclisin açılmasını istedi… Nihayet Türkiye’nin yeni yasama organı, İstanbul’dan kaçıp Ankara’ya gelen mebuslar ve yeni seçilen üyelerin katılımıyla 23 Nisan 1920 Cuma günü düzenlenen merasimle açıldı. Geçici başkanlık divanı oluşturulduktan sonra milletvekili mazbatalarını incelemek üzere iki komisyon kuruldu. 24 Nisan günü saat 10.00’da en yaşlı üye sıfatıyla Sinop mebusu Şerif Bey’in başkanlığında çalışmalarına başlayan meclis önce mazbataları incelenen üyelerin mebusluklarını onayladı. Mustafa Kemal Paşa, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından o güne kadar olan gelişmeleri ve yapılan çalışmaları anlattığı uzun bir konuşma yaptı. Gizli oturumda memleketin dâhilî durumu hakkında bilgi verdi. Yeni bir hükümetin kurulmasını öngören teklifi meclise sundu. Aynı gün yapılan başkanlık divanı seçiminde Mustafa Kemal Paşa birinci başkanlığa, Celâleddin Ârif Bey ikinci başkanlığa, Abdülhalim Çelebi birinci başkan vekilliğine ve Cemâleddin Efendi ikinci başkan vekilliğine seçildi. Kâtip üyelerle birlikte başkanlık divanı teşkil edildi.” (İslam Ansiklopedisi, cilt 41). Osmanlı Devletinin saltanat usulü yönetiminin son bulması ve Cumhuriyet’in temel ilkelerinden olan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözünün bir ifadesi olan meclis, demokrasinin en önemli simgelerinden birisidir. Kurulduğu günden bugüne halkın iradesini temsil eden parlamento, hükümet, ana muhalefet ve muhalefet üyelerden oluşmaktadır. 2007 Anayasa değişikliği ile birlikte daha önce beş yılda bir yapılan genel seçimler, dört yıla düşürülmüştür. 1979 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilk kez kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî tatil günlerinden ve ulusal bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir. Bu bayram, TBMM'nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935'te 23 Nisan Millî Bayramı'yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin 1927'de ilan ettiği ve ilki Atatürk'ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu. 1980 darbesi döneminde Milli Güvenlik Konseyi, bu bayrama resmî olarak "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını verdi. Hâkimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM'nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO'nun 1979'u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır. Günümüzde bayrama birçok ülkeden çocuklar katılmakta, çeşitli gösteriler hazırlanmakta, okullarda törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca 1933'te Atatürk'le başlayan çocukları makama kabul etme geleneği[6] günümüzde çocukların kısa süreliğine devlet kurumlarının başındaki memurların yerine geçmesi şeklinde devam etmektedir.