.:. Temiz Yaþam .:. >>===>> Temiz Bir Dünya Ýçin... Allah'ýn Kelimesi Olarak Ýsa Mesih Editör : mor'a doðru 25 07 2008 Son Güncelleme 12 08 2008 "Bütün Ben'im! Bütün, Ben'den çýktý ve Bütün Bana eriþti. Aðacý yarýn; Ben oradayým; Taþý kaldýrýn; Ben'i orada bulursunuz...." Thomas ÝnciliKur'an'ýn inzali ile baþlayan ve mevcut insanlýk çevriminin kapanýþýný müjdeleyen son nübüvvet tebliði bir çok ye getirmekle beraber geçmiþten gelen çeþitli hükümler hakkýnda da rehberlik etmiþ ve bundan ötürü de ilk etapta Kur'ani ve ilhami açýklamalar yapan Hz.Muhammed ile Arap coðrafyasý içerisinde, sonrasýnda ise entelektüel bir düzeyde ve daha evrensel bir planda çeþitli alim ve düþünürler vasýtasýyla mevcut Musevi ve Ýsevi þeriatlarý savunanlarla bilgi ve yorum münazaralarý gerçek Þüphesiz ki bunlarýn belki de en önemli ve devamý olanlarýndan birisi de Ýsa Mesih'in durumudur: Bir þekilde Ýsa Mesih mevzu içine Museviliði de dahil ederek üç Ýbrahimi dini ayný çerçeveye sokan çok yönlü bir konudur. Burada Ýsevi ve Muhammedi itika Musevilikten ayrýlarak Mesih'in Ýsa olduðunda birleþirlerken onun konumu ve öðretisi noktasýnda her iki inanç da ayrýlýr ve ken itikadi yöneliþlerine giderler.Ýsa'nýn ortaya koyduðu -Ýsa ile irsal olan- Yasa'nýn -bugüne ulaþmasý yönünden- netliði doðal olara daha tartýþýlmaktadýr: Gerek Katolik Kilisesi'nin baskýcýlýðýnýn dayattýðý sert yaklaþýmýn -doðal olarak- dönem dönem yozlaþ ortodoksiden uzaklaþtýrarak- saðlam bir biçimde temellendirilememesi gerekse de bazý ekollerin (-irticai bir tarzla- Ýsrailiyata, Roma'nýn Paganist kültürüne, Grek Felsefesi ile karýþmýþ Eflatunculuða, kýsmen ulaþýlabilen Hermesçiliðe ya da siyasal yönde dönem geçiren Muhammedi etki gibi) bir çok etkiye maruz kalmasý diðer inançlarda olduðu gibi Ýsevilikte de bir çok ayrýlýða seb olmuþtur.Mesih'in bakire Meryem'den doðmuþ olmasýnýn durumu, atasý Davud vesilesiyle Kral soyundan oluþu ya da fakir bir marangoz oluþu, teslis inancýný dillendirip dillendirmediði, çarmýha gerilip gerilmediði gibi konularýn haricinde, hakikat açýsýnda önem arz etmeyip Papalýðýn yanýlmazlýðý ve Ýncillerin doðruluðu konusunda þüpheler yaratmasý bakýmýndan önem kazanan Kutsal Kan ve Maria Magdalena ile evliliði gibi konular aslýnda tarih boyunca popülerliliðini hiç kaybetmemiþse de özellikle Mesih'in kiþiliði ve dünyeviliði son dönemde daha avami bir düzeyde pek tartýþýlýr olmuþtur.Doðrusu biz bu tür spekülatif konula ilgili olmadýðýmýzý itiraf edeceðiz; fakat inancýmýz olan tek Kadim Din'in bilgi yoluna dair yapýlmýþ bir takým deðerlendirmeleri þahsýnda "Allah'ýn Kelimesi" [1] olmasý bakýmýndan Kur'an ýþýðýnda yorumlamaya ve böylece sevgi yoluna ait en büyük yorum Ýseviliðin Ýsa tarafýndan ortaya konulmuþ Yasa'sýný görmeden reddetmek yerine aramak ve kendimizce bazý sahalara ulaþma niyetindeyiz. Bu yönüyle maksadýmýzý Gelenek'in (Kadim Din) daha geniþ bir perspektifte anlaþýlmasý gayreti olarak sunabiliriz.[2]Kur'an'da Ýsa'nýn hüviyetine dair en önemli ifade kuþkusuz onun "Allah'ýn bir kelimesi" olmasýdýr ki onun "sevgili öðrencisi" Yuhanna da yazdýðý Ýncil'in baþýna bu ifadeyi koyar. Metodumuzun Kur'an ile temellendirilmesi bu durumda olumsuz olarak deðerlendirilmemelidir; çünkü gerek Ahd-i Atik'in gerekse de Ahd-i Cedid'in muharref yönlerine dair ifadelerin sýklýðý konusunda, tahriflerin mana olarak mý yoksa kelime düzeyinde mi olduðu konusunda ayrýca þüphelerimizin olduðunu ve mümkü mertebe elimizdeki kaynaklarý karþýlaþtýrmalý inceleyeceðimizi belirtmeliyiz. Bunu yaparken merkezi olarak tasavvufi bakýþý ele almak ve ayrýca mistik doktrinin araçlarýndan istifade etmek niyetindeyiz.Ýsa Rasul Kur'an tarafýndan sýk sýk övülmüþtür ve bu onun beþeri vasýflarýnýn yaný sýra ilahi temsiliyetine de dairdir: Onun için Kur'an vasýtasýyla Allah; Kelime (Bi'kelimet'in min Allahi), Ruh (Ruh'un minhu), Rasul (Rasulullahi), Vech (Veciyhen fid dünya ve'l ahireti), Ayet (ayete'n linnasi), Rahmet (rahmeten minna), Mukkarrebun (minel mukarrebiyn) gibi sýfatlar yakýþtýrmýþtýr. Bununla birlikte Yuhanna Ýncili'nde ilk ayetler þöyledir:"Baþlangýçta Logos [3] vardý. Logos Tanrý'yla beraberdi ve Logos Tanrý'ydý. Baþlangýçta O, Tanrý'yla birlikteydi. Her þ O'nun aracýlýðýyla varoldu, varolan hiçbir þey O'nsuz olmadý." [4]"Logos" ifadesi Grekçe'den Batý dillerine genel olarak "the wor le verbe" (kelime, söz) biçiminde çevrilmiþ olmakla beraber cümlenin yapýsýna göre "saying" (söz, özdeyiþ), "account" (açýklama verme), speech (dil, konuþma), "thing" (þey, konu) gibi kelimelerle de karþýlandýðý olmuþtur. Burada da görüleceði üzre Hýristiya araþtýrmacýlar genel bir mana olarak Logos'u "söz" yahut "ifade" gibi bir anlamda anlamýþ ve deðerlendirmiþlerdir.[5]Bununla birlikte Gnostikler açýsýndan Logos ifadesi sýradan bir kelime olmayýp Ýsa'nýn ilahi yönüne, risaletine (ayný zamanda Oðul oluþ iþaret eden Mistik bir kavramdýr. Mistik anlamda Logos, Kutsal Ruh'un hem kendisi (Yaratýlmamýþ Logos) hem de ilk tezahürüdü (Yaratýlmýþ Logos) ki her din için dinin irsal olduðu Rasul ile özdeþtir. Bu durumun izahýný tasavvufi ýstýlahla yapmaya çalýþýrs ifadesini ehl-i tasavvuf için Hz.Muhammed'in durumu ile açýklamak mümkündür: Tasavvuf anlayýþýnda Allah'ýn ilk yaratmasýnýn sembolü olan Nur ve Akýl kelimelerinin aydýnlattýðý / bildiði gerçeklik (taayyün-ü evvel) "Hakikat-i Muhammediyye" diye adlandýr durum; "ben yaratýklar içinde insanlarýn ilkiyim", "Allah'ýn ilk yarattýðý þey benim nûrumdur", "ben, Âdem henüz su ile balçýk arasýndayken rasul idim" gibi hadislerle teyit edilmiþtir. Nitekim Ýsa Mesih de "Alfa ve Omega / Baþlangýç ve Son benim" [6] ya da "Gerçekten Ýbrahim yaratýlmadan önce ben vardým" der. Ancak burada týpký Hýristiyan Mistisizmi gibi Tasavvufta da ince bi ayrým vardýr; Mistikler için bu durum Logos'un yaratýlmýþ ve yaratýlmamýþ durumlarýyla açýklanýrken, sufilerce tüm varoluþun kozmik çekirdek olarak Muhammedi Hakikat ve rasul olarak gelen tarihi Muhammedi kiþilik yine bir yönüyle ayrýlmýþ ama nihayetinde bir ve ayný görülmüþtür. [7] Bu durum Varlýk düzeyinde ve Varoluþ düzeyinde ki farklýlýktan ya da bize mahsus ifade "konumlanýþ"tan ötürü böyledir.Logos, Aþkýn Hakikat olan Allah'ýn irfani anlamda ilk taayyünüdür ki bu onun "kelime" olmasýný Nitekim "kün-ol" emri [8] doðal olarak en yüce tezahür olan Varlýk'ýn (Vücud) açýða çýkýþ iradesidir; zamansýz ve (ebedi-ezeli) s olarak. Bu noktada çember sembolizminden faydalanarak söylersek "ilk olan son olandýr" prensibi kendini gösterir. Hz.Muhammed'in ve Hz.Ýsa'nýn kendilerini Adem'den önce yaratýlmýþ ve hatta "Ýlk" yaratýlmýþ olarak ifade etmeleri bu sebeple "Biz ilkleriz ve sonlarýz."Nitekim iki perspektife göre her ikisi de "Son"dur: Hz.Muhammed "Hatem'ül Enbiya" olarak son nebi iken, Hz.Ýsa kýyametten önceki Mesih vasfýyla sondur. Bununla birlikte Mesih olarak Ýsa, Muhammedi nübüvvet ile kemale eren Kadim Din'e olan ezeli intisabýný Ümmet-i Muhammed'e katýlarak da yenilemektedir; bu sembolik olarak onun ikinci doðuþunun farklý bir ifadesidir."Kün" emri ile tüm mevcudat bilkuvve olarak yaratýlmýþtýr: bu yaratýmýn bilkuvve olmasýnýn anlamý; etkin bi oluþturmadan ziyade Ýlke düzeyinde, arketipsel bir bilinme, yansýma oluþudur. Ki bu metafiziksel olarak "bilmek" ile özdeþ bir yaratým olmasý bakýmýndan tamamen tevhididir. Sözkonusu metafizik bilgi (marifet), Kur'ani terminolojide "kelime-kelam" olarak adlandýrýlmýþtýr ki bu nedenle sonsuz bir açýlýmý içinde barýndýrýr [9], çünkü Allah'ýn ilmi için ihata ve hudut hiçbir plan deðildir.Allah'ýn ilk yaratýmý olarak bilmesi (Ýlmullah) meselesinde ortaya çýkan biliþ vasfý (Ýlim Sýfatý) Akl (Ýntelect / Müdrike) http://temizyasam.net/php Joomla TR! Oluþturma: 20 October, 2017, 19:01 .:. Temiz Yaþam .:. >>===>> Temiz Bir Dünya Ýçin... somutlaþýr ki Yaratýlmamýþ Logos'tan kasýt bu Ýlahi Akýl'dýr. Allah'ýn Zati ve sýfati isimlerini Tevhid sözkonusu iken ayýrmak m olamayacaðýndan Ahadiyyet (Varlýk öncesi Varlýk -yokluðun ve varlýðýn mevcut olmadýðý Hiçlik) düzeyinde O'nun Akýl ile bilm O'ndan ayrýlmýþ, zuhur etmiþ bir vasýf olarak görülemez, bu sebeple Akýl ve -tabii Logos- yaratýlmýþtýr denilemez fakat Vahidiy (Vücud) düzeyinde O'nu sýfatlarý ile tanýmak mümkün olduðu için Ýlke-Zuhur baðlamýnda Logos yaratýlmýþtýr diyebiliriz. [10] B ilk yaratmanýn temsilleri olan Akýl, Kalem, Nur ifadelerinin tamamý Logos'a iþaret eder.Bununla birlikte hangi gelenekte olursa olsun Aþkýn Hakikate ulaþmanýn yolu Logos ile gerçekleþtirilecek bir özdeþleþmedir. Nitekim Logos köprüdür. -Öyleki Pap daha bu köprüyü temsil eden bir vekildir.- Nasýl ki Ýslam'da "Beni gören Hakk'ý görmüþtür" diyen Rasule iman "Muhammed'ür Rasulullah" olgusu ile þehadet etmeyi gerektiriyorsa; Ýsevi öðretide de "Benim vasýtam olmaksýzýn Baba'ma ulaþamazsýnýz" d Ýsa'ya -Yaratýlmamýþ ve Yaratýlmýþ yönleriyle; -Rab ve Oðul'a- iman, kurtuluþ için gereklidir.Yine belli bir yola intisab eden salik tasavvufi tekamülde dile getirilen "fenafir'rasul" noktasý Hýristiyan simyacýlýðýndaki Felsefe Taþý (Lapis Philosophorum) ile Ýsa' özdeþleþtirme yönünden ayný tabiata ait metotlardýr. [11]Bu özdeþleþmenin yolu her iki gelenekte de çeþitli ritüellerin uygulanma içkin boyutta mevcut Yüce Benliðin -Mikrokozmik Akýl- hatýrlanmasý ve anýlmasýdýr ki bu Muhammedi uygulamada "Sünnet-i Muhammed'in ihyasý" ile Hýristiyanlýkta ise "Mesih'in taklidi" (Paskalya Yortusu ya da Ekmek Þarap Ayini) ile mümkündür; daha deruni ve yukarý düzeyde ise "Salavat-ý Þerif" [12] ve "Mesih Duasý"dýr.Bu durumun netliði her iki gelenek içerisinde zahiri perspektifin yetersiz donanýmlarýndan kaynaklanan birbirini yadsýmayý ya da inkarý açýkça imkansýz kýlmaktadýr: gerek Ýslam Geleneði içerisinde, sahih bir durum arz etmesine raðmen [13] Mistik Geleneði reddediþlerin olmasý gerekse de Hýristiyan perspektifi açýsýndan Muhammedi Þeriatýn, Hýristiyanlýðýn güney reformu biçiminde deðerlendirilmesi ayný hatanýn karþýlýklý yansýtmaktadýr.Bununla birlikte biz Renksiz Nur'a doðru olan yöneliþimiz gereði Kur'ani bir emre tabi olarak Allah'ýn rasullerini birbirinden ayýrdetmeyiz. [14] Þöyle ki her bir rasulü, Yüce Yaradan'ýn insana olan merhametinin kaynaðý durumundaki rahmeti olarak görür ve deðerlendiririz. Bu durum son vahyin ifadesi ile Hz.Muhammed için "alemlere rahmet" olgusunda gizliyken Hz.Ýsa için "insanlara rahmet" olgusunda gizlidir. Makro ve mikrokozmik planda insanýn alemle özdeþ oluþu zahiri ve göreceli olan bu ayrýmý ortadan kaldýrmakta ve Bir Olan'da birleþtirmektedir. Þüphesiz ki bu da O'nun hikmeti ve sevgisi olarak Rahmeti'dir. Çünkü Allah'a giden yollar; nefisler adedincedir.Ýnna lillahi ve inna ileyhi raci'ün.Dipnotlar: [1]: Kur'an 4:171[2]: Bununla birlikte hemen þunu da belirtelim ki yazýlarýmýzda kullanmakta olduðumuz din kavramý (ed'din) Gelenek'in (Ezeli Hikmet) ifadesinden baþka bir þey olmadýðý gibi Kur'an'da "dosdoðru din, Ýbrahim'in dini, teslimiyet, Haniflik" ifadeleri ile ayný anlamda olmakla birlikte Ýslam ya da Ýslamiyet kavramlarýyla da aynýdýr fakat bugün genel tarafýndan anlaþýlan þer'i / hukuki manasýyla Ýslam'a biz kendimizce Muhammedilik demeyi daha meþru bulmaktayýz.[3]: Grekçe bir kelime olan Logos'un çeþitli spekülasyonlara sebep olan genel çevirisini almak istemedik, bunun yerine Hýristiyan Mistisizminde çok önemli bir kavram olan Logos'u olduðu gibi býraktýk. [4]: Yuhanna 1-3[5]: Bu konunun analizi www.kutsalkitaplar.net sitesinde "Logos" baþlýklý makaleden iktibas edilmiþtir. Ýngilizce inciller için bknz: The New American Standard Bible, The New King James Version, The Revised Standard Version, International Standard Version.[6]: Vahiyler Yuhanna: 1:8, 21:16, 22:13[7]: "Göreceli Mutlak olarak Logos" hakkýnda bknz: Seyyid Hüseyin Nasr, "Bilgi ve Kutsal" Ýz Yayýncýlýk, Ýstanbul, 2001. s:308-318[8]: Kur'an 36:82[9]: Kur'an 31:27 (Eðer arzda aðaç olarak bulunan þeyler kalem olsa ve deniz de -mürekkep olsa-, ondan sonra yedi deniz de ona yardým etse; Allah'ýn kelimeleri tükenmez.)Ayrýca kadim sembolizm gereði yazma irade ve iþlevini temsil eden kalem ile Allah'ýn yaratmasý temsil edilir ve bu nedenle Arapça'da ilk harf olan Elif eril bir biçimde -Schuon'dan alýntýlarsak erkek cinsel organý ile de alakalý olarak- O'nu sembolize eder, bununla birlikte yazýlan yani yaratýmýn manasý olan Kelam veya Söz, Logos'u, Rasul'ü temsil eder ve son olarak yazma muhiti olarak hokka, mürekkep ya da Levha (Ýslam'da Levh-i Mahfuz, Hýristiyanlýkta ise Meryem'in Dokunulmamýþ Saf Bekareti) kozmosu diþil bir biçimde temsil eder. Bu durum kozmosun diþilliðini, analýðýný da açýklar.[10]: Beþ Ýlahi Mertebe (el hazerat'ül ilahiyye el-hamse) için bkz: Ýbn Arabi; Fütuhat'ül Mekkiyye, Schuon; "Ýslam'ýn Metafizik Boyutlarý" Ýz Yay. Ýstanbul 1996.[11]: Baþka bir makalemizden alýntýlarsak: "Felsefe Taþý her þey ve sonudur ve bazý metinlerde -günümüz kimyasýnda geçen Azot ile alakasý bulunmayan- AZOT ismi ile de anýlmaktadýr. AZOT kadim dillerdeki ilk harf olan A ile baþlayan ve Latin, Grek ve Ýbrani alfabelerinin son harfleri Z, O, T ile biten özel ve gizlenmiþ bir isimdir. Böylece Yüce Sanat (Ars Manga; yani inisiyasyon) Uluhiyeti temsil eden ezelden (Elif, Alfa) gelmekte ve fizik / atomaltý tezahürü temsil eden sonsuza (Omega) gitmektedir. Doðal olarak Felsefe Taþý, kuvve halinde mevcut olan töze kavuþturan yüksek bilinç yani irfandýr." Bir Kutsal Ýlim Olarak Simya; Es'Semavi.[12]: Kur'an 33:56, ayrýca söz konusu özdeþleþ ile ilgili notlar William Stoddart'ýn "Mistisizm" baþlýklý makalesinden iktibas edilmiþtir.[13]: Ýslam dýþýnda da Gelenekselci bakýþ açýsýndan Julius Evola gibi istisnalar hariç tüm düþünürler için bu böyledir.[14]: Kur'an 2:285 http://temizyasam.net/php Joomla TR! Oluþturma: 20 October, 2017, 19:01