Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi (AİBPA) Yaşam Seviyesinin Yükseltilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komitesi Toplantısı 19 Şubat 2016, Roma 1. 19 Şubat 2016 tarihinde Roma'da düzenlenen Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesinin (AİBPA) Yaşam Seviyesinin Yükseltilmesi, Sivil Toplumlararası Değişim ve Kültür Komitesi Toplantısına Bolu Milletvekili ve AİBPA Türk Grubu Başkanı Ali ERCOŞKUN ve Konya Milletvekili Ahmet SORGUN ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Vekili Hüseyin EREN katılmışlardır. 2. Toplantıda, 17 Şubat 2016 tarihinde Ankara'da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle hazırlanan bir mesaj Türk heyeti tarafından katılımcılara dağıtılmıştır. Mesajda “AİBPA Yaşam Seviyesinin Yükseltilmesi Sivil Toplumlar Arası Değişim ve Kültür Komitesi üyeleri olarak, 19 Şubat 2016 tarihinde Roma’da yaptıkları Komite toplantında 17 Şubat 2016 tarihinde Ankara’da meydana gelen terör saldırısını güçlü şekilde kınıyoruz. Terörü insanlığa karşı bir suç ve kimin tarafından, kime karşı ve ne maksatla yapılırsa yapılsın asla kabul edilemez barbarca bir eylem olarak görüyoruz. Küresel teröre karşı ancak bütün insanlığın el ele vererek başa çıkabileceğine inanıyoruz. Ortak insanlık değerlerini, yine ortak koruyabiliriz. Menfur saldırıda ölenlere rahmet, kardeş Türk hükümetine ve halkına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Uluslar arası toplumla işbirliği halinde, Türk Hükümeti ve halkıyla birlikte terörizme karşı etkili şekilde savaşmaya devam edeceğiz.” denmiştir. Kültür Komitesi Başkanı Khalid CHAOKI (İtalya) de, yaptığı konuşmada, saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, ülkemize başsağlığı dileklerini sunmuştur. 3. Toplantıda söz alan katılımcılar, kültürel miras ve diyalog alanlarında kendi ülkelerindeki mevcut uygulamalar ve sorunlar hakkında bilgi sunmuş ve görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Bu bağlamda, etnik, dinsel, dilsel bakımdan farklı toplumların yaşadığı Akdeniz'de kültürel çeşitliliğin korunmasının önem taşıdığı, Suriye ve Irak'taki barbar saldırılar neticesinde yok edilen tarihi eserlerin insanlığın ortak mirası olduğu, insanlığın ortak kültür mirasının toplumları/medeniyetleri bir araya getiren bir araç olarak kullanılması gerektiği, demokratik ve barışçıl bir şekilde bir arada yaşamanın önemli olduğu, farklılıkların ve çoğulculuğun bir zenginlik olarak görülmesi gerektiği, insanlığın olumlu değerlerinin yayılmasının kültürel varlıkların evrenselleşmesine katkıda bulunduğu, Akdeniz havzasında İtalya, Türkiye, Yunanistan ve Tunus'un önemli kültür mirasını barındırdıkları, ortak kültür ile doğru bilginin terörizme karşı bir silah olarak kullanılabileceği, bölge ülkelerinin bütçelerinden kültürel varlıkların korunması çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması gerektiği ifade edilmiştir. 4. Toplantıda söz alan Bolu Milletvekili ve AİBPA Türk Grubu Başkanı Ali ERCOŞKUN özetle, ülkemizin tarihi boyunca çok çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yaptığını, kültür farklılıklarının etkili bir diyalog yoluyla zenginliğe dönüştürülebileceğini, ayrımcılık ve yoksulluk gibi etkenlerin kültürlerarası diyalogun önündeki en önemli engelleri teşkil ettiğini, bazı ülkelerde halen ayrımcı söylemlerin kullanılmakta olduğunu, Suriye'den Avrupa'ya doğru gerçekleşen mülteci akını nedeniyle son yıllarda birçok Avrupa şehrinde farklı kültürlere karşı önyargının arttığını ve radikal akımların güçlendiğini, oysa Büyük Avrupa idealinin çok kültürlülük üzerine kurulduğunu, farklı kültürlerin entegrasyonuna zemin hazırlayan kültürlerarası diyalogun kapsayıcı olması gerektiğini, Türkiye'nin kültürlerarası uyum ve diyalogun sağlam bir şekilde tesis edildiği örnek bir ülke olduğunu kaydetmiştir. 5. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Hüseyin EREN yaptığı konuşmada,İstanbul'un tarihi güzellikleri ve kültürel mirasından bahisle, bunların toplumları birleştiren unsurlar olduğunu, kültürel mirasın korunmasında özellikle yerel yönetimlere önemli sorumluluk düştüğünü, Akdeniz'de kültürel anlamda işbirliği yapılabilecek birçok alan bulunduğunu, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yapmış olan İstanbul'da farklı dinlere ait ibadet mekânlarının aynı sokakta bir arada bulunduklarını dile getirmiştir.